Op.Dr. Banu Çiftçi
yükleniyor...
Randevu için
0212 215 55 50
 
 
 
Daha önce sezaryen ile doğum yaptıysanız; bir sonraki doğum için, size özel tıbbi durumunuz ve doktorunuzla beraber, olanaklara ve risk-yarar oranınıza göre karar verebileceğiniz iki doğum şekli seçeneğiniz var;
  1. Tekrar, “planlanmış sezaryen doğum yapabilirsiniz
  2. Sezaryen Sonrası Normal (vajinal) Doğum (SSVD) yapabilirsiniz.

Eskiden “Bir kere sezaryen eşittir hep sezaryen” kuralımız vardı. Bu daha önce sezaryenle doğum yapmış bir kadının, sonraki doğumları da sezaryenle gerçekleşmek zorunda anlamına gelirdi. Ama günümüzde, cerrahi tekniklerin değişmesi ve yapılan çalışmalarda, korkulan, rahmin yırtılması gibi olası risklerin düşünülenden daha az olduğunun tespit edilmesi, bu görüşü tekrar gözden geçirmemizi gerektirdi.

Ama önemli olan ve değişmeyen gerçek şu ki; az da olsa, “Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum” (SSVD), planlanmış sezaryene göre artmış bazı riskler taşımaktadır. Bu risklerin iyi yönetilebileceği, acil durumlarda, hem anne hem bebeğe gerekli tıbbi koşulların sağlanabileceği, iyi donanımlı bir hastane gibi şartlar sağlanmadıkça, normal doğumun denenmemesi gerekir.

Sezaryen Sonrası Vajinal Doğumun Yararları

Tekrar cerrahi bir işlem (sezaryen) yapılmaması, daha kısa sürede toparlanma ve günlük yaşama dönme, enfeksiyon riskinin ve kan kaybının azlığı olarak sayılabilir. Bunun yanında, çok sayıda çocuk sahibi olmayı planlayan çiftler için, tekrarlayan sezaryenin arttırdığı risklerden korunulmuş olunur. “Sezaryenle en fazla, 3-4 doğum yapılabilir” söyleminin açıklaması da şudur;

Tekrarlayan sezaryen sayısı arttıkça; komşu organlar olan, mesane ve barsak yaralanmaları, plasenta ile ilgili aşırı kanama ve kan kaybına hatta rahmin alınmasına kadar gidebilecek komplikasyonlar artar. Bu nedenle, her tekrarlayan sezaryen, ciddi riskler taşır.

 
Sezaryen Sonrası Vajinal Doğumun Riskleri

En çok korkulan konu; rahim yırtılmasıdır. Bu şu anlama gelir; Sezaryen sırasında, rahme bir kesi uygulamak zorundayız. Bu kesi, dikildikten sonra, bir iyileşme periyoduna girer ve vücuttaki her yara iyileşmesi gibi, vücut bunu bir iyileşme dokusu (skar dokusu) oluşturarak sağlar. Bu skar dokusu ise, normal rahim dokusu kadar sağlam ve dayanıklı olamayabileceği için, bir sonraki doğumda, rahim kasılmaları (doğum sancıları) başladığında, yırtılma riski taşır. Çünkü, normal rahim kasları kadar güçlü olmadığından, şiddetli kasılmalara dayanamayabilir. Rahim yırtılma riski çok yüksek oranlarda olmamasına rağmen (% 0.5); oluşursa, hem anne hem bebek için hayati riskler taşır. Dolayısıyla, muayeneniz sonrasında, doktorunuz böyle bir riskin yüksek olduğunu düşünürse, asla normal doğum denenmemelidir.

Kesi Tipi ve Önceki Sezaryenin Sebebi

Hangi doğum şeklinin deneneceğinin kararında, daha önce yapılan sezaryende rahme uygulanmış olan kesinin tipi çok önemlidir. Eskiden, rahme, yukarıdan aşağı, dik bir kesi uygulanırdı, sezaryenlerde. Bu kesi, yırtılma riskinin en yüksek olduğu kesidir ve asla normal doğum denenmemelidir. Ama günümüzde genelde, rahmin alt kısmına yatay bir kesi uygulamaktayız. Bu kesi, yırtılma ihtimali en düşük olan kesidir. Bu nedenle, bulabilirseniz, önceki sezaryeninize ait hastane ve ameliyat kayıtlarınız çok önemlidir. Her ne kadar, doktorunuz, önceki kesi tipini muayeneyle anlayabilse de, neden sezaryen gerektiği konusunda, tıbbi kayıtlara ve sizin anlatımınıza ihtiyaç duyacaktır.

Sezaryen Sonrası Geçen Süre

Kararda önemli olan bir diğer faktör de, iki doğum arasındaki süredir. Sezaryenle, ikinci doğum arasında, 12 aydan daha kısa bir zaman varsa, rahim yırtılması, annede ciddi komplikasyonlar oluşması ve kan nakli gerekmesi SSVD de 2-3 kat daha fazla görülür.

Sezaryen Sonrası Vajinal Doğumun Riskleri

SSVD için uygun olup olmadığınız konusunda kesi tipi ve iki doğum arası süre dışında, önemli olan faktörler şunlardır;

  1. Kaç tane çocuk doğurmayı planladığınız: Çok sayıdaysa, tekrarlayan sezaryen artmış riskleri beraberinde getirecektir.
  2. Daha önce, rahim yırtılması gibi bir olay yaşadıysanız ya da rahimde tüm tabakaları kapsayan bir kesiyle, myom çıkarılması ameliyatı geçirdiyseniz, asla normal doğum denenmemelidir.
  3. Tıbbi durumunuz ya da şimdiki gebeliğiniz, önceki doğum şekline bakılmaksızın, sezaryen gerektirebilir. Mesela, plasentanın rahim ağzını kapatması, iri bebek, gibi.
  4. Hangi hastane ya da merkezi seçeceğiniz: hem anne hem yenidoğan için, yoğun bakım şartlarının, kan transfüzyonu imkanının sağlanamadığı, devamlı sizi takip edebilecek bir ekibin sağlanamadığı tam teşekküllü olmayan bir hastanede asla normal doğum denenmemelidir.
  5. Her iki doğum şekli konusunda doktorunuz tarafından tam olarak bilgilendirilmiş, risk-yarar konusunda, her iki yöntem için, aklınızda hiç soru kalmayacak şekilde anlamış ve bilgilendirilmiş onay formunu imzalamış olmalısınız.

Bunun dışında, her ne kadar SSVD ya da sezaryen planlansa da, hem gebelik hem de doğum başladığında, bu karar değiştirilebilir çünkü risk-yarar oranı değişebilir. Buna hazırlıklı olmalısınız. Mesela, doğumun başlamayıp, zaman aşımı olup, suni sancı ya da rahim ağzını yumuşatıcı ilaçlar gerekebilir. Ya da bebeğin pozisyonu makata dönebilir, bebek iri olabilir. Bu durumlarda, gebeliğin başında, SSVD planlanmış olsa da sezaryen doğum tercih edilmelidir. Tam tersine bir durum da bazen söz konusu olabilir: Sezaryen planladığınız tarihten önce doğum başlayabilir ve eğer rahim ağzı açılmanız oldukça ilerlemiş ve doğum eylemi sorunsuz seyrediyorsa, SSVD ye dönülebilir.

Risk - Yarar Bilimsel Çaışma Sonuçları

  1. Tekrar planlanmış sezaryen doğum:
  1. Sezaryen Sonrası Normal (vajinal) Doğum (SSVD):

Rahim yırtılma riski: % 0.5

Bebekle ilgili riskler, özellikle sezaryene dönerse, planlanmış sezaryen doğuma göre % 0.25 daha fazladır.

SSVD'nin başarılı olma yani, sezaryene dönmeyip normal doğum gerçekleşme olasılığı: %70

SSVD'nin başarısız olma yani, sezaryene dönme olasılığı: %30

SSVD'nin başarısız olma yani, sezaryene dönmesi durumunda, hem anneye hem bebeğe ait riskler, planlanmış tekrarlayan sezaryene göre artar ama bu artış çok yüksek değildir.

Sezaryen Sonrası Vajinal Doğumun Başarısızlığını Artıran Faktörler

*Daha önce hiç vajinal doğum yapılmamış olması

*Zaman aşımı yani doğumun 41. haftada hala başlamamış olması

*> 40 anne yaşı

*BMI (vücut kitle indeksi)nin 30 un üzerinde olması,

*Önceki sezaryenin; doğumun ilerlememesi, genital kanalın uygun olmaması ya da açılma olmaması gibi bir sebeple yapılmış olması durumlarında, SSVD nin başarılı olması ihtimali azalır ve sezaryene dönebilir.

Sonuç

SSVD kararı her anne adayının, bireysel olarak değerlendirilmesinden sonra, kar-zarar oranı göze alınarak, hekimiyle birlikte vermesi gereken ve gebelik ve de doğum sürecinde değişebilecek bir karardır. Hekim ya da merkez, uygun, yüksek donanımlı olanaklara sahip olmayabilir, uygun ekip olmayabilir ve SSVD yaptırmıyor olabilir. Dolayısıyla, böyle bir düşünceniz varsa, gebeliğin başında bunu hekiminizle tartışmalı ve olanaklar doğrultusunda beraber karar vermelisiniz.

 
 

Kaynak:

ACOG Practice bulletin no. 115: Vaginal birth after previous cesarean delivery.

American College of Obstetricians and Gynecologists.

Obstet Gynecol. 2010 Aug;116(2 Pt 1):450-63