Op.Dr. Banu Çiftçi
yükleniyor...
Randevu için
0212 215 55 50

Meslek yaşamımızda en çok karşılaştığımız sorulardan biridir bu. Çiftin aile planlamasında, farklı cinsiyetteki çocuklara sahip olmak istemesi tabi ki de arzu edilen bir durumdur.

Günümüz teknolojisinde bu mümkün olmakla beraber, sadece bazı cinsiyet kromozomuyla taşınan hastalıklarda, sağlıklı bir çocuğa sahip olabilmek için bir tedavi yöntemi olarak kullanılır. Örneğin bazı kas hastalıklarında, cinsiyet kromozomu üzerindeki bazı gen bölgelerinde anormallik vardır. Ve genetik olarak bu rahatsızlığı taşıyan çiftlerde, ailenin sağlıklı bir çocuğa sahip olabilmesi için tüp bebek tedavisi yapılarak, PGD denilen bu yönteme başvurulur. Bu çiftin doğacak tüm erkek bebekleri, ciddi kas hastalığıyla doğacağı için, erkek bebek doğmaması istenir ve tüp bebek yöntemiyle elde edilen embryolardan alınan hücreden, kız (yani sağlıklı doğacak) olanı seçilerek, rahme yerleştirilir.

Tıbbi bir sebep olmaksızın, sadece arzuya bağlı cinsiyet seçimi ise etik olarak tartışmalı olduğu gibi ülkemizde kanunen de yasaktır.

Bunun dışında, yıllar boyu, cinsiyet seçimine yönelik, çok sayıda yöntem öne sürülmüştür. Bu uygulamalar, beslenme önerilerinden tutun da, cinsel ilişki sırasındaki pozisyonlara ve cinsel ilişkinin zamanlamasına dairdir.

Sonuçta bilimsel olarak kanıtlanmış hiçbir yöntem mevcut değildir. Ve bir çiftin kız veya erkek çocuk sahibi olma ihtimali, tamamen şansa bağlıdır ve %50 dir. Döllenme

İstatistiklere göre, tüm canlı doğumlar içerisinde, 105 erkek bebeğe, 100 kız bebek dünyaya gelmektedir. ilk 1 yıl içinde bebek ölüm hızı erkek bebeklerde biraz daha fazla seyrettiği için, 1 yıl sonrasında bu oran eşitlenmekte ve %50 olmaktadır.